KIZILIRMAK HAVZASI YOK OLMASIN

Anadolu’nun can damarı ve bir açık hava müzesi olan Kızılırmak Havzası, insan eliyle yürütülen büyük bir yıkımın pençesindedir.

Yaşam Yayın: 22 Mayıs 2026 - Cuma - Güncelleme: 22.05.2026 00:29:00
Editör -
Okuma Süresi: 5 dk.
Google News

Bugün 22 Mayıs Dünya Biyoçeşitlilik Günü.
Kırşehir merkezli olarak 12 yıldır ulusal ve uluslararası alanda çevre koruma, ekoloji ve eğitim
çalışmaları yürüten ASÇED (Aquae Saravenas Çevre Ekoloji Araştırma ve Eğitim Derneği) olarak,
bugün insanlığı ve doğayı tehdit eden çok ciddi bir çevre felaketine karşı hayati bir uyarıda bulunmak
üzere karşınızdayız.
Anadolu’nun can damarı ve bir açık hava müzesi olan Kızılırmak Havzası, insan eliyle yürütülen büyük
bir yıkımın pençesindedir. Kırşehir’i de içine alan Orta Kızılırmak Havzası sazlık alanları içinde
yaşayan 235 kanatlı kuş, 11 sürüngen ve 8 memeli türünün dünyadaki son sığınaklarındandır.
Afrika-Avrasya göç yolu üzerindeki bu coğrafya, endüstriyel tarımın getirdiği zirai atıklar, kimyasal
kirlilik ve kuraklık kıskacındadır. Daha fazla tarım alanı açma hırsıyla sulak alanlardaki sazlıkların
yakılması, sadece yaban hayatının yuvasını küle çevirmekle kalmamakta, ekolojik döngüyü tamamen
kırmaktadır.
Bu Yıkım Sadece Yaban Hayatını Değil, İnsan Sağlığını da Doğrudan Tehdit Ediyor!
Havzaya kontrolsüzce giren endüstriyel ve tarımsal faaliyetler sonucu ortaya çıkan kimyasal atıklar,
yer altı ve yer üstü su kaynaklarımızı tehdit etmektedir. Su içi canlılarda mantar hastalıkları, cıva gibi
bulgulara rastlanılmıştır. Kirletilen bu su kaynakları; tarımsal sulama ve zincirleme reaksiyonlarla
soframıza gelen gıdalara, soluduğumuz havaya ve içme suyumuza karışmaktadır.
Sazlıkların yakılmasıyla açığa çıkan toksik gazlar ve karbon hava ve su kalitesini bozarken,
ekosistemin çökmesi bölgede salgın hastalık risklerini, kanser vakalarını ve ağır metal zehirlenmelerini
tetiklemektedir. Doğanın sağlığı ile insan sağlığı ayrılmaz bir bütün olarak görmekteyiz.
Resmi Kurumlara Kanuni Sorumluluklarını Hatırlatıyor ve Uyarıyoruz:
12 yıllık kurumsal deneyimimiz ve uluslararası misyonumuzla açıkça ifade ediyoruz: Çevre koruma bir
lütuf değil, anayasal ve yasal bir zorunluluktur. İlgili Bakanlıklar, yerel yönetimler, mülki idareler ve
çevre denetiminden sorumlu tüm resmi kurumlar, mevzuatların kendilerine yüklediği denetim ve
koruma görevlerini acilen ve eksiksiz olarak yerine getirmek zorundadır. Sazlık alan yangınlarına göz
yummak, zirai atıkların nehre deşarj edilmesini denetlememek, yasal sorumluluktan kaçmaktır ve bu
ihmalkârlık geleceğimizi yok etmektedir.
Kurumsal Denetim için başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Tarım ve Orman
Bakanlığı taşra teşkilatları olmak üzere tüm yetkili kurumlar, havzadaki kaçak su kullanımını, zirai
kirliliği ve sazlık yangınlarını durduracak sıkı denetim mekanizmalarını yarından tezi yok devreye
sokmalıdır.
Tarım arazisi açmak uğruna sulak alanları kurutarak veya kuraklığı fırsata çevirerek, sazlıkları yakarak
eko-kırım suçu işleyenler hakkında en ağır hukuki ve cezai süreçler işletilmelidir.
Doğal Yaşam Restorasyonu: Seyfe Gölü ve Kızılırmak bandında, biyoçeşitliliği ve halk sağlığını
koruyacak bütüncül bir ekolojik restorasyon programı ilan edilmelidir. Acil eylem planları
hazırlanmalıdır. Kızılırmak havzası koruma statüsü içine alınarak uluslar arası kimlik kazandırılmalıdır.
Havzada 7/24 esasına dayalı izleme sistemleri kurulmalıdır.
Karbon Yutak Alanlarının ve Sulak Alanların Korunması amacıyla bölgedeki ormanlık alanların ve
sulak alanların karbon tutma kapasitelerini artıracak bütüncül ekolojik restorasyon projeleri, devlet-STK
iş birliğiyle acilen hayata geçirilmelidir.
Üniversite dâhilinde Akademik ve Biyoetik İzleme Nehir suyundaki kimyasal ve biyolojik kirlilik oranları
akademik kurullarca şeffaf şekilde izlenmeli ve halk sağlığı risk haritası çıkartılmalıdır.
Bizler doğanın, yaban hayatının ve insanımızın sağlıklı gelecek hakkının savunucusuyuz. Kurumları
imza attıkları uluslararası sözleşmelere ve iç mevzuata sadık kalarak görevlerini yapmaya davet
ediyoruz.
ASÇED olarak 12 yıldır olduğu gibi bugün de bilimsel verilerin ışığında doğanın ve insanımızın sağlıklı
yaşam hakkının savunucusu olmaya devam etmektedir. Kurumları görevlerini yapmaya, kamuoyunu
ise bu sessiz çığlığa ses olmaya davet ediyoruz. Doğayı katleden, insan sağlığını hiçe sayan bu
yıkıma hep birlikte "DUR" diyelim!
Kamuoyuna saygıyla duyurulur. 22 Mayıs 2026
Mustafa Bağ
ASÇED Yönetim Kurulu
(Aquae Saravenas Çevre Ekoloji Araştırma ve Eğitim Derneği)

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.